Pesimist zıttı nedir ?

Defne

New member
Pesimist Zıttı Nedir? Cevap Sadece “İyimser” Demek Kadar Basit mi?

Geçenlerde bir arkadaş ortamında “Pesimistin zıttı neydi ya?” diye soruldu. Masada üç saniyelik sessizlik oldu. Sanki Birleşmiş Milletler acil toplantıya çağrılmış gibi herkes düşünmeye başladı. Biri “optimist” dedi, diğeri “iyimser” diye düzeltti, üçüncü kişi ise çayından bir yudum alıp “Ben artık hiçbir şey beklemiyorum, daha az üzülüyorum.” dedi.

Aslında mesele tam da burada başlıyor.

Pesimist kelimesinin en yaygın ve doğrudan karşılığı “optimist”, Türkçedeki karşılığı ise “iyimser”dir. Pesimist, olayların olumsuz sonuçlanacağını düşünmeye daha yatkın kişiyi ifade ederken; optimist, gelecekte olumlu sonuçlar ortaya çıkmasını bekleme eğilimindedir. Psikolojide de iyimserlik ve kötümserlik çoğunlukla geleceğe ilişkin beklentiler üzerinden ele alınır. Doi.org+1

Fakat bence asıl ilginç soru şu:

İyimser olmak gerçekten her şeye “Harika olacak!” demek midir?

Yoksa iyimserlik, “Evet, işler kötü gidiyor ama buradan çıkmanın bir yolunu bulabilirim.” diyebilmek midir?

Pesimist, Optimist ve Gerçekçi Arasındaki Fark

Günlük konuşmada bu üç kavram birbirine fazlasıyla karışıyor.

Pesimist yaklaşım kabaca şöyle olabilir:

“Bu iş kesin ters gidecek.”

Optimist yaklaşım:

“Bir şekilde güzel sonuçlanacak.”

Gerçekçi yaklaşım ise:

“Bazı şeyler ters gidebilir. Olası sorunları belirleyelim ve önlem alalım.”

İşte üçüncü cümle biraz daha ilginç. Çünkü iyimserlik ile gerçekçilik birbirinin düşmanı olmak zorunda değil.

Psikoloji literatüründe iyimserlik, kişinin gelecekte olumlu sonuçlar bekleme eğilimi olarak tanımlanabiliyor. Ancak bu, gerçekleri inkâr etmek veya sürekli pembe gözlük takmak anlamına gelmiyor. Araştırmalar iyimserliğin, özellikle zorluklarla karşılaşıldığında daha fazla çaba gösterme ve sorunlarla aktif biçimde başa çıkma davranışlarıyla ilişkili olabildiğini ortaya koyuyor. PubMed Central (PMC)+1

Yani iyimser insanın kafasında sürekli kelebekler uçmak zorunda değil.

Bazen iyimser insan şöyle de diyebilir:

“Evet, bu iş berbat durumda. Ama henüz bitmedi.”

Bence sağlıklı iyimserlik tam olarak burada başlıyor.

İyimserlik = Saf Saf Mutlu Olmak Değil

“İyimser insan hiçbir şeyi dert etmez.”

Bu oldukça yaygın ama hatalı bir düşünce.

Bir insan aynı anda hem endişeli hem de iyimser olabilir.

Örneğin sınava girecek bir öğrenci düşünelim. “Kesin kazanırım, çalışmama gerek yok.” demesi iyimserlikten çok aşırı özgüven olabilir.

Ama:

“Konuların yarısını biliyorum, eksiklerim belli. Bugün şu üç konuya çalışırsam şansımı artırabilirim.”

demesi çok daha işlevsel bir iyimserliktir.

Burada kişi kötü ihtimali görmezden gelmiyor. Tam tersine onu görüyor ve eylem alanı arıyor.

Bu nedenle pesimizmin karşıtı yalnızca “her şey güllük gülistanlık” düşüncesi değildir. Daha doğru ifadeyle, olumlu sonuçlara ilişkin beklenti taşıyan bir yaklaşım söz konusudur. Wiley Online Library+1

Erkeklerin Çözüm Odaklı, Kadınların Empatik Olduğu Söylemi Ne Kadar Doğru?

Burada klasik bir klişeye saplanmak çok kolay:

“Erkek sorun görünce çözüm üretir, kadın sorun görünce duygusal destek verir.”

Bu cümle kulağa tanıdık geliyor ama insan davranışlarını açıklamak için fazla basit.

Çünkü gerçek hayatta Ayşe isimli bir kadın kriz masasını yönetebilir, Mehmet isimli bir erkek arkadaşının saatlerce derdini dinleyebilir. Bir başka kadın “Önce sorunun kaynağını bulalım.” diyebilirken, başka bir erkek “Senin yaşadığını anlıyorum, biraz konuşmak ister misin?” diyebilir.

Dolayısıyla burada cinsiyetten ziyade kişilik, deneyim, eğitim, sosyal çevre ve içinde bulunulan durum çok daha belirleyici olabilir.

Yine de forumlarda sık görülen iki farklı yaklaşımı örneklemek için cinsiyet üzerinden iki karakter oluşturalım.

Mehmet, sorun ortaya çıktığında hemen bilgisayarını açıyor:

“Tamam, sorun ne? Birinci seçenek, ikinci seçenek, üçüncü seçenek…”

Elif ise önce:

“Bu durum seni nasıl hissettirdi?” diye soruyor.

Mehmet'in yaklaşımı çözüm odaklı ve stratejik. Elif'in yaklaşımı ise empatik ve ilişki odaklı.

Hangisi doğru?

İkisi de.

Çünkü bazı problemler Excel tablosuyla, bazı problemler ise iki bardak çay ve düzgün bir dinlemeyle çözülüyor.

Hatta en iyi sonuç çoğu zaman ikisinin birleşiminden çıkıyor.

Mehmet biraz Elif'ten “önce dinle” öğrenirse, Elif de Mehmet'ten “şimdi seçenekleri masaya koyalım” yaklaşımını alırsa ortaya çok daha güçlü bir problem çözme biçimi çıkabilir.

Üstelik bu özellikleri yalnızca kadın-erkek ayrımına bağlamak gereksiz. Sessiz bir mühendis son derece empatik olabilir. Sosyal hizmet uzmanı bir erkek son derece ilişki odaklı olabilir. Bir kadın girişimci kriz anında son derece stratejik davranabilir. Bir erkek öğretmen öğrencisinin duygusal durumunu herkesten önce fark edebilir.

İnsanları kutulara koymak kolaydır; tanımak daha zordur.

Pesimist İnsan Aslında Her Zaman Haksız mı?

Burada pesimistlere biraz haksızlık yapıldığını düşünüyorum.

Çünkü “Her şey kötü olacak.” diyen kişinin bazen fark ettiği gerçekten önemli bir risk olabilir.

Örneğin bir şirket yeni bir projeye başlayacak.

Optimist:

“Harika, bunu altı ayda bitiririz!”

Pesimist:

“Bütçe yetmez, süre uzar, müşteri son anda üç değişiklik ister.”

Gerçekçi stratejist:

“Bütçe, süre ve müşteri değişiklikleri risk. Bunların her biri için plan yapalım.”

İşte burada pesimistin gördüğü tehlikeler işe yarayabilir.

Asıl problem, risk görmek değil; risk gördükten sonra hiçbir şey yapmamaktır.

Kötümser düşünce bazen bir alarm sistemi gibi çalışabilir. Alarmın sürekli çalması rahatsız edicidir ama yangını önceden fark etmek hayat kurtarabilir.

Bu yüzden “iyimser ol, kötü düşünme” tavsiyesi her durumda yeterli değildir.

Daha sağlıklı soru şudur:

“Kötü ihtimali gördüm. Peki şimdi ne yapacağım?”

İyimser İnsanların En Büyük Yanılgısı

İyimserliğin de karanlık bir tarafı olabilir.

“Nasıl olsa hallolur.”

Bu cümle bazen huzur verir, bazen de faturayı geciktirir.

Bir insan sınava hiç çalışmadan “Ben başarırım.” diyorsa bunun adı sağlıklı iyimserlik olmayabilir. Aynı şekilde bir girişimci bütün finansal riskleri görmezden gelip “Pozitif düşünürsek yatırımcı gelir.” derse gerçeklik maalesef motivasyon konuşmasına dönüşmez.
 
Üst