Ya nûr ne demek ?

Sahinsah

Global Mod
Global Mod
Ya Nûr Ne Demek? Bir Işığın Hikâyesi

Bir gün, kasabanın dışında terkedilmiş bir köy vardı. Orada yaşayanlar, bir zamanlar büyük umutlar besleyerek köylerini kurmuşlar, ancak zamanla köyün adı unutulmuş ve toprakları yavaşça geri almıştı. O köyde, büyükanne Nursen’in torunu Elif, bir sabah köyün eski çeşmesinin yakınlarında garip bir ışık gördü. Bu ışık, yerden değil, gökyüzünden, karanlıkların ortasında parlayan bir ışık gibi süzüldü. Elif, ne olduğunu anlamaya çalışırken, eski köydeki eski dilde "ya nûr" diye bir kelimenin yüzyıllar önce söylendiğini hatırladı. Bu kelimenin ne anlama geldiğini bulmak, Elif'in peşinden sürükleneceği bir yolculuğun ilk adımıydı.

Elif’in Yolculuğu Başlıyor

Elif, Nursen’in anlattığı eski masallardan birinde "ya nûr" kelimesinin anlamını hatırlamaya çalıştı. Nursen, "Nûr, ışık demek" derdi. Ama bu, sadece fiziksel bir ışık değil, bir anlam, bir farkındalıktı. O zamanlar, kasaba halkı, ışığın insan ruhunun aydınlanmasına da işaret ettiğine inanıyordu. "Ya nûr" derken, bir kişinin içinde var olan en saf ve parlak yönüne, yani o ışığı keşfetme çağrısına dair bir anlam taşıyordu. Ancak Elif, bu kelimenin çok daha derin bir anlam taşıdığını hissetti ve bir an önce araştırma yapması gerektiğini düşündü.

Elif, kasaba kütüphanesinde bu kelimenin kökenlerine dair eski kitaplara göz attı. Kitaplardan birinde, "ya nûr" kelimesinin sadece bir ışık değil, aynı zamanda bir yolculuk, bir keşif olduğunu okudu. Bu ışık, kişiye hayatın karmaşasında kaybolduğu yerleri bulması için rehberlik ederdi. Elif, bu ışığı bulmak ve derin anlamını keşfetmek için kasabadan ayrılmaya karar verdi.

Murat’ın Stratejik Bakışı

Elif’in yolculuğu sırasında karşılaştığı ilk kişi, Murat adında bir gençti. Murat, kasabanın en zeki mühendislerinden biriydi. Her şeyin çözümü olduğunu ve her sorunun pratik bir şekilde çözülebileceğini savunuyordu. Onun için hayat bir tür hesaplamaydı ve her problem, doğru stratejiyle çözülebilirdi. Elif, Murat’la konuştuğunda ona "ya nûr"dan bahsetti ve bu kelimenin anlamını araştırmaya başladığını söyledi.

Murat, şaşkın bir şekilde başını salladı ve Elif'e bir harita verdi. "Işığı aramak istiyorsan, işte bu yol seni doğru noktaya götürür. Ama dikkat et, bu sadece bir rota. Asıl ışık, adımlarını nerede attığınla ilgilidir," dedi. Murat’ın bakış açısı, bir mühendis gibi analitikti: Her şeyin bir çözümü vardı, fakat ışığı bulmanın yolu, doğru yolu seçmekle ilgiliydi.

Elif, Murat’ın sözlerinden ilham alarak yolculuğuna devam etti. Ancak her adımda, ışığı gerçekten bulmanın sadece harita ve hesaplamalarla ilgili olmadığını fark etmeye başlamıştı. Işık, içsel bir yolculuktu ve bu yolculuk, yalnızca dışsal dünyanın çözülmesiyle ilgili değildi.

Zeynep’in Empatik Yaklaşımı

Yolculuğunda ilerlerken, Elif, kasabada tanıdığı Zeynep adında bir kadına rastladı. Zeynep, kasabanın en bilge insanlarından biriydi. İnsanların duygularını çok iyi anlayan ve her zaman başkalarına yardımcı olmayı seven biri olarak tanınırdı. Elif, Zeynep ile karşılaştığında, ona "ya nûr"u sormadan edemedi.

Zeynep, Elif'in gözlerinde bir soru işareti gördü. Ona dikkatle bakarak, "Ya nûr, ışığı aramak demek değil sadece. Işığı keşfetmek, seni çevreleyen dünyaya ve insanlara bakma biçiminde bir değişiklik yaratmaktır. Işık, kalbinin en derin yerinde saklıdır ve bu ışığı bulduğunda, başkalarına da ışık olmaya başlarsın," dedi.

Zeynep, empatik yaklaşımıyla Elif’e içsel bir yolculuk yapmanın önemini anlattı. Onun için ışık, başkalarıyla kurduğu ilişkiyle, onların acılarına empatik bir bakış açısı getirerek ortaya çıkıyordu. Zeynep’in bakış açısı, Elif’in kendini bulmasında önemli bir dönüm noktasıydı. Çünkü Elif, gerçek ışığın, insanlarla kurduğu bağlarda ve onların hayatlarına dokunmakla ilgili olduğunu fark etti.

Ya Nûr: Bir Işığın Bulunduğu Yer

Elif, Zeynep'in öğütleriyle yolculuğuna devam etti ve sonunda kasabanın dışında, eski bir ormanın derinliklerinde, geceyi aydınlatan bir ışık gördü. Ancak bu ışık, sadece doğanın bir parçası değildi. O, Elif’in içsel yolculuğunun bir simgesiydi. Artık Elif, “ya nûr”un anlamını tam olarak kavrayabilmişti: Işık, bir yolculuk, bir içsel farkındalık ve başkalarına ışık olabilme gücüdür. Gerçek ışık, ne haritada ne de hesaplamalarda, yalnızca içsel kalpte ve insanlarla kurulan bağlarda gizlidir.

Elif, sonunda Murat ve Zeynep’in söylediklerini birleştirerek ışığı buldu. Murat’ın stratejik bakışı ona yolu gösterdi, Zeynep’in empatik yaklaşımı ise ışığın gerçekte ne olduğunu anlamasını sağladı. "Ya nûr" artık sadece bir kelime değil, hayatını şekillendiren bir ışık kaynağıydı.

Sonuç: Işığını Bulmak

Elif'in yolculuğu, sadece bir kelimenin peşinden gitmekten çok, bir insanın içsel ışığını keşfetmesiyle ilgiliydi. Murat’ın çözüm odaklı yaklaşımı, Zeynep’in empatik bakış açısı ve Elif’in kendine özgü bakış açısıyla birleşen bu yolculuk, hepimize şu soruyu sorduruyor: Gerçek ışık, sadece çözüm aramak mı, yoksa başkalarıyla bağ kurarak dünyayı daha iyi bir yer yapmak mı?

Sizce "ya nûr" kelimesi, içsel bir ışıkla mı ilgilidir, yoksa toplumsal bağlarla mı? İkisini birleştiren bir bakış açısı, her birey için ne ifade eder?
 
Üst